
Halil Efendi Çeşmesi





Encümen dosyasında Fatih Aşık Paşa’da olduğu belirtilmektedir.


Encümen dosyasında Esat Efendi Çeşmesi, Sultan Murad Çeşmesi, Sadi Efendi Çeşmesi olarak geçmektedir. Semavi Eyice, çeşmenin 1956 yılında Kabataş setinin önündeki taş duvarın içinde bırakıldığını belirtmektedir.
























































